KÜLT: KÜLTÜREL İNCELEMELER DERGİSİ
Bugün kültürel incelemelerin miadını doldurmuş olabileceğinden konuşuluyor dünyada. Biz de kalkmışız Türkiye’nin ilk —ve henüz tek— kültürel incelemeler dergisini yayıma katıyoruz. Ömrünün sonuna geldiğini hisseden kuğu, bir tür veda olarak, en güzel şarkısını söylermiş. KÜLT bir “kuğu şarkısı” mıdır? Bilmiyoruz!
Ne öyle olsun, ne de öyle olmasın diye çalışıyoruz. Kültürel incelemelerin disiplinlerarası mantığı çerçevesinde elimizden geldiğince iyi, sıkı, keyifli, güzel bir dergi çıkarmaya çalışıyoruz —sadece bu!
“Kuğu şarkısı” ihtimalini de unutmadan, kültürel incelemeler disiplinin kendisini de sürekli tartışma masasında tutan bir kültürel incelemeler dergisi olarak kurgulandı KÜLT.
Türkiye gibi ülkelerde “yok” demek kolaydır; çünkü gerçekten, olması beklenen sayısız şey “yok”tur. KÜLT “var” demek, en azından diyebilmek ümidiyle bir grup genç akademisyen adayı tarafından hazırlanıyor.
Aziz Nesin’in kendisine soyadı olarak “Nesin?” sorusunu seçmekteki motivasyonuyla dergimize KÜLT ismini verdiğimizi söyleyebiliriz. Hem ne yaparsak yapalım, kültürden bahsediyor olacağız; hem de kültürden bahsederken Kült’lerle savaş-mücadele-çekişme halinde olduğumuzu/olmamız gerektiğini unutmayacağız.
Akademik yoğunluklu bir dergiden bahsederken böyle “kavga, mücadele” gibi kelimeler garip görünüyor olabilir. Ama bizler, genç akademisyen adayları olarak, Türkiye’nin akademik çevresinin en büyük sorunlarından birinin “uğruna mücadele verecek derdi olmayan”, başka bir deyişle, “söyleyecek sözü olmayan” insanların çoğunlukta olmasını görüyoruz. Yayın Kurulu’nda yer alan neredeyse kimsenin “derdi” birbiriyle aynı değil. Bunu özellikle istedik. Ama hepimizin bir şeylerle, farklı kültlerle derdi var. Böylece KÜLT, “derdi olan bir dergi” olarak doğuyor! Doğduğu coğrafya Türkiye olduğuna göre, logaritmik hesap gereği, KÜLT —bilinen— sonsuza kadar yayınlanmaya devam etme riskini vaat ediyor!
Bütün kapaklarımızda Yüksel Arslan’ın “arture”lerini göreceksiniz. Bir kültürel incelemeler dergisi olarak, Yüksel Arslan gibi bir dâhinin eserlerini sınırsız kullanma hakkına sahip olmak, bizler için paha biçilmez! Artureler, KÜLT’te söylemek istediklerimizi “görünür” kılacak.
Yüksel Arslan’ın “Arture resme (peinture) karşı!” demesinden ilhamla, son sözümüzü söyleyelim:
KÜLT kültlere karşı!

